Ahmet Davutoğlu: Yüreği Olan Karşımıza Çıksın

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Manisa'da düzenlenen “Manisa Dostları Platformu” programıyla kuracağı partinin yol haritasını açıkladı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanlışları anlattı. Kendisini eleştirilen Ak Partililere de çağrıda bulunan Davutoğlu, “biz hür ve özgür platformda konuşmaya hazırız, yorumcular bizi konuşuyorlar ama bizim her şeyi konuşacak yüreğimiz var. Yüreği olan karşımıza çıksın” dedi. AK Parti’den ihraç edilen eski milletvekilleri; Selçuk Özdağ, Abdullah Başçı, Ayhan Sefer Üstün, İbrahim Turhan; AKP Ankara eski İl Başkanı Nedim Yamalı, İstanbul eski İl Başkanı Selim Temurci ve CHP İstanbul eski Milletvekili İhsan Özkes de toplantıya katıldı.

Ahmet Davutoğlu: Yüreği Olan Karşımıza Çıksın

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Manisa'da düzenlenen “Manisa Dostları Platformu” programıyla kuracağı partinin yol haritasını açıkladı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanlışları anlattı. Kendisini eleştirilen Ak Partililere de çağrıda bulunan Davutoğlu, “biz hür ve özgür platformda konuşmaya hazırız, yorumcular bizi konuşuyorlar ama bizim her şeyi konuşacak yüreğimiz var. Yüreği olan karşımıza çıksın” dedi. AK Parti’den ihraç edilen eski milletvekilleri; Selçuk Özdağ, Abdullah Başçı, Ayhan Sefer Üstün, İbrahim Turhan; AKP Ankara eski İl Başkanı Nedim Yamalı, İstanbul eski İl Başkanı Selim Temurci ve CHP İstanbul eski Milletvekili İhsan Özkes de toplantıya katıldı.

Nurgül Yılmaz
Nurgül Yılmaz
18 Ekim 2019 Cuma 21:40
Ahmet Davutoğlu: Yüreği Olan Karşımıza Çıksın
banner84

Türkiye Cumhuriyeti Eski Başbakanı Ahmet Davutoğlu, kuracağı partinin yol haritasını açıklamak üzere Manisa’ya geldi. “Manisa Dostları Platformu” adı altında yapılan toplantıya yoğun katılım gösterildi.  Türkiye’de bir korku ikliminin yaratıldığını ifade eden Davutoğlu, “Öyle bir korku iklimi var ki bazı yakın dostlarımız bile ‘söylediğiniz doğru ama bizi bir müddet mazur görseniz’ diyor. İleride tarih bizi mazur görecek mi? İlk isteğimiz bu korku duvarını aşmak, ümidi ve heyecanı ayağa kaldırmak. Tüzüğümüz her kesimden vatandaşımızı kapsayacak.” dedi. Kendisini eleştirilen AKP’lilere de çağrıda bulunan Davutoğlu, “Bir grup, o dönemdeki AK Parti'nin başarılarını bir yere yazarken tüm başarısızlıklar da bize yazıyor, bir başka grup ise ‘AK Parti’yi eleştiriyoruz’ deyip bizi eleştiriyor. Ben buradan iki gruba da sesleniyorum, biz hür ve özgür platformda konuşmaya hazırız, yorumcular bizi konuşuyorlar ama bizim her şeyi konuşacak yüreğimiz var. Yüreği olan karşımıza çıksın” dedi.

Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu toplantının yapılacağı salon önünde alkışlarla karşılandı. Ahmet Davutoğlu ve eşi Ankara’dan getirilen güvercinleri birlikte gökyüzüne saldı.

GÜVENLİK ÖNLEMLERİ HAD SAFHADA

Davutoğlu’nun programının yapılacağı düğün salonunda emniyet tarafından yoğun güvenlik önlemi alındı. Sivil polisler, programın yapıldığı alana geldi. Öte yandan salona girişte X-Ray cihazından geçilmesinin ardından üst araması yapılıyor. Ayrıca, salona giriş bölümünde katılımcıları çeken bir kamera olduğu görüldü.

CHP’Lİ ESKİ VEKİL DE TOPLANTIDA

AKP’den ihraç edilen eski milletvekilleri Abdullah Başçı, Ayhan Sefer Üstün, Selçuk Özdağ, İbrahim Turhan; AKP Ankara eski İl Başkanı Nedim Yamalı, İstanbul eski İl Başkanı Selim Temurci ve CHP İstanbul eski Milletvekili İhsan Özkes toplantıya katıldı.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve yeni kurdukları parti için birlikte hareket ettikleri Eski Ak Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ

AKP’nin eski milletvekili adayı, 31 Mart seçimlerinde de Demokrat Parti’den Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Şule Tunalı da toplantıya katıldı. Saadet Partisi eski İl Başkanı Metin Bulduk da toplantıya katılan isimler arasında.

DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN TÜRKÜ

Toplantı başlamadan önce Doğu Türkistan için türkü söylendi.

YÜRÜTTÜĞÜ SURİYE POLİTİKASINI ANLATTI

Toplantıda konuşması yapmak için kürsüye gelen Ahmet Davutoğlu, uzun süre alkışlandı. Ahmet Davutoğlu konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün Manisa’ya bir fidan dikmeye geldik. Allah bize sağlam fidanları sağlam toprağa dikmeyi nasip etsin. Öncelikle Barış Pınarı Harekatı’nda şehit olan askerlerimize, sivillerimize ve Özgür Suriye Ordusu mensuplarına Allah’tan rahmet diliyorum. Stratejik Derinlik’te Suriye konusunu içim sızlayarak yazmıştım. Barış ilhamıyla o satırları kaleme almıştım. Elimize imkan geçtiğinde, 2002’de başladığımızdan itibaren Suriye ile Türkiye arasında sunni sınırları kaldırmak için çalıştık. Irak savaşını nasıl engelleriz diye istişare etmek üzere Şam’a gitmiştim, yüreğimde bir ses bu şehir barış diyarı olmalı demiştim. Suriye en zor zamanlarında Türkiye’yi yanında buldu. Görev yaptığım sürede Gerek Başbakanımız Abdullah Gül, gerek o dönem Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla gittiğimde Suriye’yle ilişkileri en üst düzeye getirmek istedik. Lübnan savaşı yaşandığında yanlarında durduk. Engelleri aşmaya çalıştık. 2008’de İsrail Suriye ilişkilerini yürüten kişi oldum. Suriye ile Irak birbirine savaş ilan etmek üzereydi. Irak ile Suriye arasında barış olsun diye seyahat ettik. Hedefimiz neydi? Barış olsun diyeydi. 2010 yılında o günü rüya gibi hatırlıyorum. Suriye dışişleri bakanıyla Halep’te, sonra Gaziantep’te toplandık, iki ülke arasında sınırları da vizeleri de kaldırdık. Arap baharının hemen öncesinde serbest vize. Sonra kışa dönen bir Arap baharı başladı. Biz bu dalganın Suriye’ye gelmemesi için bunu önlemek için çok çaba sarf ettik. 7-8 yıl birlikte mücadele verdiğimizde Beşar Esad’a hep barış dedik. Türkiye’yi Ortadoğu’daki Kürt kardeşlerimizle karşı karşıya getirmek isteyenlere söylüyorum, bizim Beşar Esad’dan talebimiz reform süreci başlatmasıydı. Yavaş sürsün ama Suriye halkı dinlendiğini hisssetsin dedik. Saldırılar arttığı zaman Ramazan günü Humus’ta camileri minareleri yerle bir ettiğinde 6,5 saat kendisiyle konuştuk, tüm bunların kaydı var. Suriye’yi çok iyi tanıdığımız için 6,5 saat boyunca baskı olmadan, Suriye ile Türkiye ilişkileri güzel gitsin diye konuştuk.”

Davutoğlu, kentin şehzadeler şehri olduğunu hatırlatarak, “Bugün biz de Manisa’ya bir fidan dikmeye geldik. Allah sağlam toprağa sağlam fidanlar dikmeyi nasip etsin. Barış Harekatında şehit olan askerlere rahmet diliyorum. Onlar da Suriye’de barış fidanı dikmek için yola çıktılar. Suriye bizim doğal uzantımız olan kardeş bir toprak. Asırlarca bir arada yaşayan Halep Gaziantep’ten ayrılmıştır. İsimleri bile aynı olan şehirler onlarca yıl birbirlerine tel örgülerin ardından bakmıştır. Bu sınırlar bizi birbirimizden ayıran sınırlar olmamalı. Elimize imkan geçtiğinde o zaman AK Parti iktidarında en önemli hedeflerden birisi o suni sınırları kaldırmaktı. Ocak 2003’te düşman ve dış güçlerin bu topraklara gelmesini istişare etmek üzere Şama gitmiştim. Şimdi bunlar unutturulmaya çalışıldı. Suriye ile ilişkileri üst düzeye çıkarmak için büyük çaba sarf ettik. Ne zaman Suriye’nin sıkıntısı olsa yanında durduk. Lübnan savaşı yaşandığında Lübnan ve Suriye arasında uçurumları aşmaya çalıştık. Milyonlara kez taraflar arasında gittik geldik. Suriye ile Irak birbirlerine savaş ilan etmek üzereydi. Irak ve Suriye arasında barış olsun diye onlarca kez seyahatte bulunduk. Ortadoğu halkları arasında bir hançer saplanmasın diye. Birileri bunlardan rahatsız oldu” dedi. Ahmet Davutoğlu, Suriye ile hep birlikte çalışma içinde olduklarını hatırlatarak, iç savaşın başladığı dönemde de çeşitli tavsiyelerde bulunduğunu söyledi.

Görev yaptığı süre içinde güvenli bölge kurulması önerisini savunduğunu kaydeden Davutoğlu, “Aradan geçen uzun süreden sonra barış pınarı operasyonu ile güvenli bölge tezi gündeme geldi. Dün varılan anlaşma inşallah doğru uygulanır. Özellikle Kamışlı ve Münbiç ve Kobani’de de hayata geçirilir. Ama bütün bu politikalar bir devlet ahlakı ile ifa edilir. Ama bugünlerde birileri o günleri eleştirmek istediğinde Davutoğlu dönemi diyor, o günleri övmek istediğinde ise AK Parti hükümeti diyorlar. Herkesi vicdanı muhasebeye çağırıyorum. O gün özgür Suriye ordusu desteklenmelidir diye düşündüğümüzde bizi suçlayanlar bugün şehit olan Suriyelilerin hakkını ödeyemezler” diye konuştu.

“SORULAN HER SORUYA CEVABIMIZ VAR”

Medyada iki grubun hakim olduğunu savunan Davutoğlu, iki grubun da kendisini suçladığını dile getirerek, “Her ikisine de sesleniyorum. Özgür ve hür basın ile nerede isterlerse tartışmaya hazırız. Ama öyle bir tablo var ki aylardır konuşuyoruz. Akşam yorumcular bizim ne söylediğimizi yorumluyor ama bir tanesi de çağırıp sorsak diye cesaret edemiyorlar, yürekleri yok. Bizim her soruya cevap verecek yüreğimiz de cesaretimiz de var. Şimdi omuz omuza verme vakti. Bundan sonra sorulan her soruya cevap vereceğiz. Bundan sonra yapılan her eleştiriyi dinleyeceğiz ve gerekli cevapları vereceğiz. Barış Pınarı operasyonu sonrasında inşallah ülkemize ve Suriye’ye hayır getirir. Ama birincisi ateşkes dendi, bütün güvenli bölge içinde etkin bir sivil yönetim kurulmalı. Biz burayı buradaki kardeşlerimizle birlikte YPG’den de Suriye rejiminden de daha iyi yönetebiliriz denilmeli. Sivil yönetimde Kürtler, Araplar aynı mecliste olmalı. Kimse Türkiye’ye dönüp siz Kürtlere karşı savaştınız suçlamasını yapamamalı. Yerel unsurlardan oluşan güvenlik yapısı kurulmalı. Kobani’de, Münbiç ve Kamışlı’da nasıl bir yapılanma olacağı açık bir yüreklilikle konuşulmalı. Türkiye aleyhine yapılan saldırılara karşı aynı etkinlikte bir kamu diplomasisi birimi oluşturulmalı. Bunlar yapılabilire en azından güvenli alanda kalıcı bir düzen sağlanabilir” diye konuştu.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve yeni kurdukları parti için birlikte hareket ettikleri Eski Ak Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ

“ÜMİT EDERİZ Kİ DÜN VARILAN ANLAŞMA DEVAM EDER”

Davutoğlu, “Bütün şehirlerde geniş çaplı katliamlar başladı. Yeni bir Suriye politikası tesis etmek zorunda kaldık, o zaman da bu politikanın 3 temel esası vardı. Sınırlarımızı korumak ve Suriyeli mültecilerin güvende olması. Bu sınır güvenliğini temin etmek üzere sınır boylarında kontrol eden ÖSO ile görüşüldü. Aradan geçen uzun süreden sonra geldiğimiz Oktay’a dikkat çekiyoruz. Bizim savunduğumuz güvenli bölge tezi kabul edilir hale geldi. Özgür Suriye ordusu Mehmetçiğimiz ile birlikte geldi. ÖSO bizim nedenimizle kurulmuş değil. DEAŞ’a karşı direnenler de Özgür Suriye ordusuydu. 3,5 yıl hiçbir görüşümüzü ifade edemedik ve her şey üstümüze yıkıldı. Şimdi vicdanlara sesleniyorum. Güvenli bölge oluşturmak yanlış mıydı? Dün varılan anlaşma ümit ederiz ki devam eder, sadece Tel Abyad sınırında kalmaz, Münbiç ve Kobani için de geçerli olur” ifadelerini kullandı.

“ELEŞTİRİLİNCE DAVUTOĞLU, ÖVÜLÜNCE AK PARTİ DÖNEMİ... BU ADALET Mİ?”

Hakkında yöneltilen eleştirilere cevap veren Davutoğlu, “Bugünlerde birileri eleştirmek istediğinde Davutoğlu dönemi diyor, ama iyi bir şey varken AK Parti dönemi diyorlar. Bu adalet mi? Herkesi vicdan, muhasebeye çağırıyorum. O günlerde bize laf söyleyenler şimdi güvenli bölgeyi savunuyor. O gümlerde bizi suçlayanlar mehmetçiğimizle şehit olan 77 ÖSO’cunun hakkını ödeyemezler. Biz devlet adamıyız, başarı devletimize aittir, başarısızlık varsa hepimize aittir. Bize saldırmak serbest ama cevap verme şansımız yok. İki grup hakim şu an medyada. Bir grup AK Parti’nin tüm o başarıların8 bir yere yazarken, sadece algı operasyonu yapmak üzere tüm başarısızlıklar bize yazıyor, bir başka grup ise cumhurbaşkanına söylemedikleri için Ak Partiyi eleştiriyoruz deyip bizi eleştiriyor. Ben buradan iki gruba da sesleniyorum, biz hür ve özgür platformda konuşmaya hazırız, yorumcular bizi konuşuyorlar ama bize bağlanmıyorlar, bizim her şeyi konuşacak yüreğimiz var. Yüreği olan karşımıza çıksın” dedi.

“BÜTÜN SURİYE’NİN FATURASI BİZE AİTMİŞ GİBİ DAVRANIYORLAR”

Ahmet Davutoğlu, “Bütün Suriye’nin faturası bize aitmiş gibi davranıyorlar. Suriye’de katil bir rejimin 1 milyon insanı öldürdüğünü gözardı ediyorlar. Bu katliama sessiz kalanları suçlamıyorlar, gerçek barış için çaba sarf eden bizleri suçluyorlar. Dünkü anlaşma doğru olmuştur, inşallah ülkemize hatırlar getirir. Başlayan ateşkes güvelik sağlandıktan sonra bütün bölgede etkin bir sivil yönetim kurulmalı, etkin ve katılımcı bir sivil yönetim kurulmalı. Araplar Kürtler ve Türkmenler aynı mecliste olmalı ve kimse Türkiye’yi suçlayamamalı, Mehmetçiğimizin alanda risklerini azaltmak için yerel unsurlardan oluşan bir güvenlik ordusu kurulmalı. Tel Adyablılar Tel Adyab’ı savunmalı. Kobani’de, Münbiç’te ve Kamışlı’da nasıl bir çözüm getirileceği konuşulmalı. Çok etkin kamu demokrasisi birimi oluşturulmalı ve Türkiye aleyhine yapılan saldırılara karşı aynı yetkinlikle işlev görecek bir kamu diplomasisi birimi oluşturulmalı. Uluslararası yapılarla diplomasi yapılmalı. Bütün dünyayla. Bunlar yapılırsa güvenli alanlarda kalıcı düzenleme sağlanabilir” diye konuştu.

“GÖNDERDİKLERİ İHRAÇ MEKTUBU İMLA HATASI DOLUYDU, O MEKTUP YÜZ KARASIDIR”

ABD Başkanı Trump’ın gönderdiği mektubu ‘yüz karası’ olarak niteleyen Davutoğlu şöyle devam etti: “3,5 yılda bize yanlış gelen hususları anlattık. Birçok arkadaşımızla birlikte bunlar yanlış gidiyor düzeltelim dedik. Bunun üzerine hepinizin takip ettiği şekilde 22 Nisan’da bir manifesto yayınladık. Sayın Cumhurbaşkanımız dedik, partimiz dedik, davamız dedik. Yanlış giden şeyleri anlatmaya çalıştık. Bütün bu çağrılarımıza parti yetkilileri ve Cumhurbaşkanımız muhattap alarak bir süreç başlatsaydı biz de elimizden gelen her şeyi yapardık. Ama aşır ithamlarla muhattap olduk. Bu da yetmedi, Sakarya konuşmasından sonra ihraç İstemi’yle disiplin kuruluna gönderildik. Arkadaşlarımızın hepsinin yüreği acıdı. Beni daha fazla üzen iktidarda uzun yıllardır kalmış bir partinin o gönderdiği ihraç yazısındaki Türkçe bozukluklukları. İşte biz bunların yaşanmaması için partiyi kurumsallaştırmaya çalıştık. Şu andan itibaren bizi AK Parti’nin yanlışları değil, yeni kuracağımız yolun doğruları ilgilendiriyor. Türkiye’nin her kesiminden, geçmişte farklı görüşlerde olduğumuz dostlarımız da dahil olmak üzere herkesle istişare yapıyoruz. Yeni hareketin doğru temelde ve en kapsamlı şekilde yapılması için görüşmeler yapıyoruz. Öyle bir korku iklimi var ki bazı yakın dostlarımız bile söylediğiniz doğru ama bizi bir müddet mazur görseniz diyor. İleride tarih bizi mazur görecek mi? İlk isteğimiz bu korku duvarını aşmak, ümidi ve heyecanı ayağa kaldırmak. Tüzüğümüz her kesimden vatandaşımızı, aydınlarımızı, halkımızı kapsayacak. Yeni bir umut olacağız. Bu mektup derhal ABD’ye misli ile iade edilmelidir. Hiçbir şey bu mektubun devlet arşivinde bulunmasını meşru gösteremez. Operasyonu Türkiye kendi iradesi için yapmıştır. Şimdi yapılması gereken ilişkiler iyi ise ABD’ye resmen başvurarak mektubu geri çekmeleri istenmelidir. Olmamış kabul edilmelidir. Bu devlet bu millet her türlü çileyi çekebilir, her türlü çileye katlanır. Ama zillete asla katlanamaz. Biz dün bunları konuşurken mektuptan rahatsızken Trump bir açıklama daha yaptı. İki küçük çocuk birbiriyle kavga ederse bırakın kavga etsinler’ dedi. Türkiye bir terör örgütü ile eş anlamlı kabul edilemez. Çocuk ifadesini böyle aziz millete karşı kullanılamaz. Bu aziz Manisa sultanları yetiştirirken ortada ne Amerika vardı, ne Washington vardı. Bizler onurumuz için yaşarız. Mektup tvitt değildir, üstünde ABD mührü vardır” diye konuştu.

“İHANETLE SUÇLANDIK”

Ahmet Davutoğlu, “sadece ben değil birçok arkadaşımız AK Parti içinde yanlış giden hususları vurguladı, hiçbir değişim olmadı. Hepinizin takip ettiği şekilde bir manifesto yayınlandı. Hep yanlış giden hususları arz etmeye çalıştık. Hiçbirimizin zihninde AK Partiye zarar vermek, siyasi polemik yapmak niyeti yoktu. Bütün bu çağrılarımıza partinin yetkilileri ve Cumhurbaşkanı cevap vermiş olsaydı elimizden gelen bütün katkı ile AK Partiyi ayakta tutacak görüşlerimizi ifade ederdik. Ama ihanet, bölücülük, proje dendi. Bu da yetmedi en sonunda ihraç istemiyle disipline verildi. Çok yüreğim yandı, yüreğim acıdı. Ama beni daha fazla üzen iktidarda 17 yıl kalmış partinin gönderdiği metindeki hatalar, Türkçe bozukluklarıydı. Doğru yapılan her adımı destekleriz, ülkemiz için elimizi taşın altına koymak gerekirse koyarız. Ama doğru görmediğimiz zaman görüşlerimizi açık şekilde belirtiriz” dedi.

 “TOPLUMUN HER KESİMİYLE İSTİŞARE HALİNDEYİZ”

Davutoğlu şöyle devam etti: “Türkiye’nin her kesiminden geçmişte farklı siyasi görüşlere hakim olduğumuz dostlarımız da dahil olmak üzere Türkiye’deki her toplum kesimi ile istişare ediyoruz. Bütün enerjimizi yeni hareketin doğru temelde hayata geçirilmesi için herkesle istişare yapıyoruz. Ama tabi bizimle konuşmaya yüreği olanlardan. Bazı yakın dostlarımız dahi tüm söyledikleriniz doğru ama bizi bir müddet mazur görseniz diyorlar. Ama millet bizi mazur görecek mi? Gelecek nesillere idealimizdeki ülkeyi değil de gençlerin yurtdışına gitmek için çaba sarf ettiği bir ülke bırakırsak geleceğimiz bizi mazur görecek mi? Karamsarlık ve korku yerine ümit ve heyecanı ayağa kaldıracağız. Yeni bir siyaset dili geliştireceğiz. Dışlamayan, hakaret etmeyen bir yapı olacağız. Yeni bir siyaset vizyonu geliştireceğiz” dedi.

 “HATT-I SİYASET YOKTUR, SATH-I SİYASET VARDIR, SATIH İSE TÜM VATANDIR”

 Kutuplu siyasetin Türkiye’ye fayda getirmeyeceğini savunan Davutoğlu, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile birlikte iki kutuplu siyaset döneminin başladığını dile getiren Davutoğlu, “iki kutuplu siyaset Türkiye’yi dar boğaza sokar. Biz bu daralmış siyasetin önünü açacak şekilde ilkeli bir siyasi vizyonu hayata geçireceğiz. Arayışımız budur. Parti programı bu vizyonu yansıtacak. Ortak aklı, demokratik katılımı teşvik eden bir tüzük olacak. Hiç kimse dışlanmayacak. Bütün kesimlere hitap eden yeni bir yapılanmanın peşindeyiz. Ama ilkelerimizde sabit ve ayaklarımız zemine basıyor olacak. Biz buraya bir fidan ekmeye geldik. Bu fidanın zihni, ahlaki ve siyasi kökleri tarihin derinliklerindedir. Hatt-ı siyaset yoktur, sath-ı siyaset vardır, sath ise tüm vatandır.” ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme: 21.10.2019 14:24
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.