İstihbarat Teknolojisi Artık sivil Kullanımda

Ses dalgalarının, her yöne değil, tek bir noktaya iletilmesini sağlayan cihaz icat edildi. Böylece havaalanlarında anonslar, sadece ilgilisine yapılacak, başkaları duymayacak.

 İstihbarat Teknolojisi Artık sivil Kullanımda

Ses dalgalarının, her yöne değil, tek bir noktaya iletilmesini sağlayan cihaz icat edildi. Böylece havaalanlarında anonslar, sadece ilgilisine yapılacak, başkaları duymayacak.

02 Haziran 2019 Pazar 12:27
 İstihbarat Teknolojisi Artık sivil Kullanımda
banner84

26 yaşındaki ABD’li mühendis Joe Pompei'nin geliştirdiği cihaz, normalde her yöne yayılan ses dalgalarını toplayıp tıpkı lazer ışını gibi tek bir dalga halinde yönlendiriyor. Böylelikle kalabalık içindeki belirli bir kişiye, başkası duymadan sesli mesaj gönderilebiliyor. Buluşun temelini ses dalgalarını çok yüksek frekanslara çıkaran bir aygıt oluşturuyor. Normalde kaynaktan çıktıktan sonra havada her yöne ilerleyen ses dalgaları bu aygıttan geçerek çok yüksek frekanslara çıkıyor ve tıpkı bir ışık ışını gibi doğrusal yayılmaya başlıyor.

Heathrow'da denendi

Kaynağından insan kulağının duyamayacağı bir şekilde çıkan ses, havada kırıldıktan sonra hedef kişinin kulağına normal ses olarak yansıyor. ‘Audio Spotlight’ adı verilen müthiş buluşun ilk müşterisi, İngiliz havayolu şirketi British Airways oldu. British Airways, cihazın mucidi Joe Pompei'den, Londra'nın ünlü Heathrow Havaalanı'nda bir gösteri yapmasını istedi. Cihaz, 62 bin sterline (yaktlaşık 40 milyar liraya) maloldu.

Nerelerde kullanılacak

Havaalanı ve garlarda sadece belirli kişileri ilgilendiren anons o kişilere yapılacak, öteki yolcular gereksiz yere rahatsız edilmeyecek. Uçak kaçırma benzeri olaylarda güvenlik güçleri teröristin yanında olsalar bile özel alet kullanmadan merkezden komut alabilecekler. Futbol sahalarında kulübedeki antrenör sahada mücadele eden futbolcularına rakip takım ve hakem duymadan taktik verebilecek

ECHELON VE TEKNOLOJİK İSTİHBARAT

Modern çağın casusluğu olarak ifade edebileceğimiz teknolojik istihbaratın kapsamına bilgisayar, uydu, telefon dinleme girmektedir.   1980’li yılların sonunda hayatımızı renklendiren cep telefonları dinleme tekniklerinin ve hedeflerinin değişimine sebep olmuştur.   Bütün dünyada istihbarat servisleri değişik teknikler aracılığıyla cep telefonu kullanıcılarını dinlemektedir. Türk İstihbaratı ve Emniyeti de merkezi uçlandırma ismi verilen bir yöntemle Türksel, Telsim ve Avea hatlarının dinlenmesi için gerekli donanıma sahiptir.  

Türkiye’de bütün cep telefonları kablo bağlantıları ile dinlenmektedir.   Telefon dinlemeleri dışında kullandığımız bilgisayarlarda teknolojik istihbarat kapsamında izlenmektedir.   Kullandığımız bilgisayarların klavyesinden, ekranından, modem kablosundan ve daha değişik yerlerinden yayılan elektro manyetik salınımlar ile klavyade bastığımız tuşlar, ekranımızdaki görüntüler ve modem ile bilgisayar arasında geçen bilgiler birbirleri ile bağlantılıdır.   Yeterli donanıma sahip herhangi biri ya da kurum bu salınımları yani ışınları bir iki km mesafeden kaydedebilmekte bilgisayar ekranında ne göründüğünü, klavyenizde ne girdiğinizi modemden ne geçtiğini bu ışınları yeniden işleyerek görebilmektedir.  

Elektomanyetik dinlenme, 1985 yılında Hollanda PTT’sinde çalışan Win Van Eric isimli bir mühendisin yazdığı Video Görüntüleme Birimlerinin Elektromanyetik Işınımları Bir Dinlenme Tehlikesimi? Makalesi ile kamuoyunca öğrenilmiştir.   Elektromanyetik dinlenme ile internetteki bütün elektronik postalar okunabilmektedir. Kullanıcı elekronik postasını PGP aracılığıyla şifrelese bile sistem bilgisayarınızın radyasyonunu alabilen bir antenle, hassas bir dedektörle filtre ve amplifikatörle bilgisayarınızdaki görüntüleri alabilmektedir.  

ECHELON  

Echelon, en anlaşılır haliyle sırtını yüksek teknolojiye dayamış 1947–48 yıllarında SSCB’ye karşı geliştirilmiş bir istihbarat sistemidir.   Bazı kaynaklara göre merkezi İngiltere’de olan Echelon’un bir diğer merkezi Amerika’dadır.  

Fortmead’de NSA’ya bağlı olarak çalışan Echelon’un 8 ana üssü yani dinleme merkezi bulunmaktadır. NSA, Kasım 1952'de dönemin ABD Başkanı Harry S. Truman'ın bir genelgesiyle kurulmuş ve dünya çapında iletişim istihbaratı görevi verilen kurumun varlığı uzun bir süre gizli tutulmuştur. Bu kuruluş, görevi gereği iç ve dış iletişimi denetim altında tutarak ülke güvenliği açısından gerekli olanları ayırmakta ve tasnif edip ilgili birimlere sunmaktadır. NSA, ABD’nin gerçek gizli servisi ve elektronik istihbarat örgütü durumundadır.

NSA, Türkiye’de de ABD üsleri ve büyükelçilik dışında Ankara’da da özel bir “mühendislik” şirketi görünümünde faaliyet gösteriyor.  

Nato ülkeleri tarafından desteklenen Echelon’un 50 ülkede 175 merkezi olduğu tahmin edilmektedir. Tahmin edilebileceği gibi bu merkezlerin tamamına yakını ABD tarafından kullanılmaktadır.   ABD’nin stratejik ortağı! olan Türkiye’de 9 Echelon merkezi vardır.  Ağrı, Antalya, Diyarbakır, Edirne, Adana, İzmir, Kars, İstanbul ve Sinop.   Echelon üslerini kendi çıkarlarına kullanan ABD ve İngiltere gerekli görmesi halinde Echelon’a ait bilgileri paylaşmamak gibi bir ayrıcalığa sahiptir.   Echelon, dünyada 5 ana stratejik uyduyu kullanmaktadır. Bu uyduların her birinin yeryüzünde bir ana üssü yani istasyonu bulunuyor. Bu istasyonlar, İngiltere’nin kuzeyindeki Menvith Hill, Endonezya uydularını besleyen ve beslenen  Avustralya’nın güneyindeki Shoal Körfezi, Latin Amerika uyduları ile bağlantılı Kanada’nın Başkenti Ottowa’da Leitrim, Almanya’da Bab Ailing ve Japonya’da Misawa istasyonlarıdır.  

Türkiye’de son günlerde patlayan telefon skandallarını anlamaya çalışanlar için Echelon dakikada 2 milyon günde 3 milyar telefon görüşmesini izliyor ve dinliyor.   Peki bu Echelon nasıl çalışıyor?   Echelon, belli bir hedefi seçerek çalışmaktadır. Yazılımlara ve programlara dünyanın hemen tüm dillerinde kullanılan özellikle seçilmiş kelimeler yerleştirilmekte ve uzun ve titiz bir süreçte belirlenen bu kelimeler gerekli zamanlarda değiştirilmektedir.   Uyuşturucu kaçakçılığı, Terörizm, Kara para aklama, Sanayi ve Ekonomi casusluğu, Siyasal terimler Echelon arşivlerinde kayıtlıdır.   Kayıtlı bu kelime ve kavramların geçtiği her iletişim izlenerek kayıt altına alınmaktadır. Echelon arşivindeki bu kelimeleri tesadüfen kullansanız dahi artık Echelon takibindesiniz demektir.  Konuşmanın yapıldığı elektronik posta adresi ve konuşmalar depolanarak bütün Echelon merkezlerine gönderilir. Echelon telefon görüşmelerinde ses renklerini analiz ederek tespit yapabilmektedir.

Echelon sistemi ile takip edilen telefon görüşmeleri, ses tanıma özelliğine sahip bilgisayarlar tarafından analiz edilir. Takip edilmesi istenen kişinin ses örneği sistemde kayıtlı olduğu için, kişi telefon görüşmesi yaptığında sesinden tanınarak takibe alınabilir. Konuşmalar ses kaydı olarak elde edildikten sonra, otomatik olarak metne dönüştürülür. Kişinin yaptığı seyahatler, para harcamaları, ticari işleri, kredi kart kullanımı, her türlü iletişim, arabaları çalıştıran çipler, bilgisayar ekranlarının açık olması Echelon’un dinleme işlevini kolaylaştırmaktadır.   Echelon vasıtasıyla bütün dünyayı gözetleyen Küresel Efendiler Echelon’un varlığını inkar etmektedirler. Fakat, Echelon'un varlığı resmi olarak, 23 Mayıs 1999’da Avustralya, Canberra’daki Savunma Sinyalleri Müdürlüğü (DSD) başkanı Martin Brady’nin yaptığı bir açıklamayla kabul edilmiştir.

Kaynak : Hürriyet

Son Güncelleme: 02.06.2019 12:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.