Genel seçimler kadar merak uyandıran İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi nihayet bitti. YSK, kesin sonucu açıklamasa da CHP adayı Ekrem İmamoğlu, belediye başkanlığını %10 gibi büyük bir farkla kazandı.

Artık seçimlerden bunalan halkımız, ülkemizin bir an evvel olağan hayatına dönmesini, ekonomik yaptırımların ve içinde bulunduğumuz krizin atlatılması için nasıl bir yol haritası çizileceğini merakla bekliyor.

İstanbul seçimlerini bu kadar büyüten AK Partiydi. Yıllardır İstanbul'u kazanan tüm illeri kazanmış gibi sayılıyordu. Hal böyle olunca da, İstanbul'u kaybeden AK Parti, seçimin yenilenmesi itirazında bulunmuş ve YSK da seçimin tekrarlanmasına karar vermişti. Ama bu günkü tabloya baktığımızda, AK Parti acaba seçimin tekrarını istemekle hata mı yaptı sorusu akıllara gelmeden edemiyor. 13 binlik bir fark yetmezmiş gibi, İstanbul halkı itirazlara gerek bırakmayacak bir oyla yani 800 bin farkla cevap verdi.

AK Parti için defalarca yazdım. "AK Parti kendi elleriyle İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanlığına hazırlıyor"diye. Geçen seçimlere itiraz edilmeyip, mazbata da zamanında verilmiş olsaydı, İmamoğlu şu an sıradan bir belediye başkanı idi. Şimdi ise, ülkemiz dahil tüm Dünya'nın yakından takip ettiği bir başkan. Ve kazandığı belediye seçimleri olmasına rağmen, sanki sayın Recep Tayyip Erdoğan'a karşı bir zafer kazanmış iması yapıldı. Evet bunun gerçeklik payı yok değil. Çünkü ertelenen seçimlerden sonra Yıldırım ve partisi bir hava yakalayamadı. Devreye her ne kadar Cumhurbaşkanı girse de, kazanmak için yeterli olmadı.

ÜLKE OLARAK HEP MAĞDUR OLANIN YANINDA OLDUK

Her zaman dile getirdiğim bir söz var. Biz ülke olarak zayıf, ezilen, hakları elinden alınan mağdur edilen insanları daha çok seviyor ve daha çok kolluyoruz. İmamoğlu'nun seçimleri kazandığını hepimiz biliyoruz. YSK'nın seçimleri iptal gerekçesi, ne halkımızda ne de kamu oyunda karşılık buldu. Halkın gözünde büyük bir mağduriyetle karşı karşıya kalan İmamoğlu'nu, halk bu seçimde büyük bir oy farkıyla belediye başkanı seçti.

AK Parti'nin İstanbul'u kaybetmesinin sebebini, yorumcular ve yazarlar enine boyuna yazdı. Ama izlediğim ve dinlediğim en iyi tespiti televizyon yorumcuları yaptı. " Vatandaşla inatlaşmayacaksın" bu görüş bence AK Parti'nin kaybetmesindeki en büyük etken. AK Parti, eskiden benimsediği kucaklayıcı halk dilini terk etti gibi. Seçim boyunca İmamoğlu'nun HDP ile hareket ettiğini iddia eden AK Parti, belediye seçimlerine iki hafta kala terör lideri Öcalan'ın mesajını okutması ve bunu tüm kanallarda yayınlaması bir anda şimşekleri üzerine çekmesine sebep oldu. Öcalan'ın amacı " Biz hiçbir tarafa destek vermiyoruz" açıklaması yapmakla, İmamoğlu'na giden HDP oylarını kesmek ve Kürt seçmenin tarafsız olduğunu göstermekti.

CHP'NİN KAFASI GEÇ DE OLSA ÇALIŞTI

CHP yıllar sonra da olsa, siyasetten umudunu İstanbul seçimini kazanmakla kesmemiş oldu. Ankara ve İstanbul'da öyle adaylar çıkardı ki, seçimin bir anda favorisi oldu. Nitekim sonuçlara da bakılırsa iki büyük belediyeyi alması, sorunlu giden siyasi hayatlarında CHP'ye bir can suyu oldu. Ankara'da Yavaş'ın MHP kökenli olması, İmamoğlu'nun eski sağ görüşlü olması, CHP'nin de sağ partilerden oy almasına sebep oldu. Halk, CHP'nin iki adayını da kendi içlerinden birisi gibi gördü. Bundan sonra sağ partilerin de CHP'nin adayına oy verilebileceğini göstermiş oldu.

Eğer CHP bu çizgisini korursa, yani içinden sağ görüşe yakın adaylarla yoluna devam ederse, ülkemizde siyaset daha hızlı ivme kazanacaktır. İlerde CHP'nin başına İmamoğlu gibi sağ görüşten gelen ve ılımlı biri CHP'nin kaybetmiş olduğu yılları ve siyasi başarıyı geri kazanabilir.

Artık seçimler bitti. Bundan sonra yaklaşık 4 yıl seçim yok. Tüm siyasi partiler, yaptıkları hataları ve yanlışları değerlendirip ona göre hamlelerini yapma zamanı gelmiştir. Artık ülke kendi gündemine dönmeli ve içimizdeki sorunları nasıl çözeriz bunlara odaklanmalıdır.

Saygılar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.