Bir Yanda Devlet, Bir Yanda Vatandaşı Mehmet…

Kendini en kıdemli EYT’li olarak tanımlayan Manisa’nın Salihli İlçesi Bölge Sorumlusu inşaat işçisi Mehmet Özdemir; yaşadığı zor hayat şartlarını Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Gönül Boran Özüpak’a yazdığı bir mektupta dile getirdi. Duygularını son derece yalın ve kalbinden geçen en doğal cümlelerle ifade eden, Salihli’nin en kıdemli EYT’lisi Mehmet Özdemir;  “Bir yanda devlet, bir yanda vatandaşı Mehmet…” vurgusu yaptığı mektubunda, kanun yapıcının haklarını vermesini istedi.

Bir Yanda Devlet, Bir Yanda Vatandaşı Mehmet…

Kendini en kıdemli EYT’li olarak tanımlayan Manisa’nın Salihli İlçesi Bölge Sorumlusu inşaat işçisi Mehmet Özdemir; yaşadığı zor hayat şartlarını Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Gönül Boran Özüpak’a yazdığı bir mektupta dile getirdi. Duygularını son derece yalın ve kalbinden geçen en doğal cümlelerle ifade eden, Salihli’nin en kıdemli EYT’lisi Mehmet Özdemir;  “Bir yanda devlet, bir yanda vatandaşı Mehmet…” vurgusu yaptığı mektubunda, kanun yapıcının haklarını vermesini istedi.

24 Aralık 2018 Pazartesi 23:34
banner84

Nurgül YILMAZ

İşte Vatandaş Mehmet’in, duygu dolu gerçek hayat hikayesini anlattığı o mektubu;

“Sayın Başkanım;  size bu yazdıklarımı bir yerlere duyurunda, bizim hakkımızı   vermeyenler,  milletin halini görsün.

 Sayın Başkanım; ben kıdemli EYT’li  Mehmet   Özdemir,  Manisa  Salihli'de   oturuyorum. 1987 yılında doğudan batıya terör olayları yüzünden göç ettik.   Aile kalabalık ama hiç bir iş bilmiyoruz. Bir inşaatta işe başladım. Ama sigorta   gerekiyormuş. Ben sigorta nedir bilmiyordum. 

Bana   dediler;  “devlet seni güvenceye alıyor. Sana ilerde O bakacak. Git  devletle  anlaş.”  

 Bende  87  yılında  devlete  gittim.  Devlet   dedi;  “bak   Mehmet   caymak   yok. Sen  bana  25  yıl  hizmet,  5.000   gün   pirim  vergi   yatıracaksın.   Ben de   seni   emekli   edeceğim.”

 Düşündüm, düşündüm…  25   yıl   çok. 

 5.000   gün   inşaata  hiç   dolmaz   ama,   mecburum   sayın   başkanım,  kabul   ettim. Bir   yanda   devlet,   bir   yanda   vatandaşı   Mehmet…

 Allah’ta   şahit,   imzalar   atıldı.   Başladım   yağmur   çamur,   soğuk   sıcak   demeden… Çalış   Mehmet   çalış.  Çünkü  Devlete   söz   vermiştim. Ben   kimim  ki,   devlet te karşı   sözümü   tutmayacağım.

1993’te evlendik, çocuklar   oldu. Büyüdüler,   okullara   başladılar. Ben   hala   orada   burada,   sigortamın   peşindeyim.  Müteahhit 10 gün, 15  gün… Sağ olsun,   O’da   sigortamı   çalıyor.   Ben   anlamıyorum   ama   hayallerim   yok   değil.

Bu   arada   kısa   yoldan   yok   yeşil kartmış,  yok kömürmüş,    yok  çocuk   yardımıymış… Bakmadım   bile   ama; komşum   esnaf   kayıt   dışı. O’na sağlık   bedava.   60   torba   kömür  bedava,   çocuk   başı   150   lira   bedava.    Bende   devlete    diyorum;  “Devlet    benimde   çocuklarım var, Okuyorlar.   Devlet bana   dedi ki;  “bak   Mehmet   sen   sigortalısın.   Onların  sigortası  yok,  Onlar   fakir.”  Vallahi  başkanım,   ben   den   10   kat   zenginler. 

Neyse   gel   zaman,   git   zaman   çocuklar   üniversitelere   gittiler.   2013   yıllı   ben   bütün   şartlarımı    yerine   getirdim.   Devlete   gittim.  

“Selamün   Aleyküm   Devlet.   vatandaş   Mehmet   geldi, emekli   olacağım. P   parayla;   üniversite de  2   ve   evdeki   2   çocuğu   okutacağım”  dedim.   Devlet   bana  dedi;    “bak  Mehmet  ben  seni kandırdım... Kandırdım...  Kandırdım... Senin   haberin   yokken,   ben   ve   Yaşar   Okuyan   bir  gecede;  senin   hakkını   gasp   ettik.   Sen   daha   gençsin.   Git   50   yaşında   gel.   Utanmıyor musun   genç   yaşta   emeklilik  olur mu?

 Allahım…   Dünya   başıma   yıkıldı…

Düşündüm;   25  yıl önceki   devlet mi?  Yoksa   şimdi  ki Devlet mi?  

İnşaat  işçiliği  mesleği   çok   zor,   diğer   branşlara  benzemez.

Bu   arada   Sayın   başkanım;   gerçek   doğum tarihim   1968.  Babam   köye   1972   yılında  gelen  bir  nüfus  memuruna gitmiş; topluca   20   kişiyi,   1972  doğumlu diye   yazmışlar. Babamdan  4 yıl yedim, Devletten 11 yıl yedim. 1   Çocuk   Akdeniz Üniversitesi PDR 4  yıllık,   1   çocuk  Tekirdağ Namık   Kemal  Üniversitesi   4   yıllık Biyo Medikal Mühendisliği’ni  bitirdiler. Onlarda  atanamadı. Lise sonda  1, lise  1  de  bir   Çocuk  okuyor. Ben  ve hanım;  6  kişi    işsiz,  sigortasız,  sağlıksız,   emekli   olamıyorum,   hastaneye   gidemiyorum. 1987  girişli   5.500   gün,   yaş   48,   31   yıl   hizmet …  Benim  ne   günahım  var?

Sayın   Başkanım;   Devlet’in   benden   güçlü   başkanı   var.    Yıldırım’ı   var,   Devlet’i (Bahçeli)  var,   Erkan  Akçay’ı  var,   Numan’ı  var,  çok   milletvekili   var,   Ordusu   var,   hâkimi   var, televizyon   ve   şakşakçıları   var… Birde   Allah’ı    temsilen;   bir   sürü   hacı-hoca- molla-tarikat –cemaat-     Diyanet’te   var. Ama   hiç   biri   hakkımı   savunmuyor.  Bende   hepsini   Allahım’a   şikayet   ediyorum.

 Allah   sizden   ve  #eyt#   hakkında   sizin   gibi   düşünenler den   razı   olsun.   Ben  halimi   sizlere   anlattım.   Siz   ‘vicdanlısınız’     dediler.   “38   yaşında  emekli   oluyorlar”  dediler.  Vallahi   bizde   38   yaş   yok,   buyurun…  Ben   bir örneğim, vatandaşım.  Yerim,   adresim   belli. Bir  Devlet   vatandaşının   hakkını   gasp   etmez.  Kanunlar  geri  işlemez,  giden  ömür  geri  gelmez…

Devlet;  sen   benim   babamsın. Devlet ;  sen   bana   vereceksin   hakkımı,  bende   çocuklarıma   vereceğim.   Bizler   babayız; önce   çoluk   çocuğa   bir   şeyler   alırız,   kalırsa   kendimize   alırız .  Sen   öyle  yapmıyorsun  Devlet?  Kendine   75    bin,  50  bin,   30   bin   maaş   veriyorsun; bana   hakkım   olan   bin    lirayı   vermiyorsun.  O bin   lirada   emek   var,   hak   var   alın teri   var. Giden; hayaller,   çürümüş    bedenler   var.  Allahtan   korkun,  sizin   Allah’a   nasıl   hesap   vereceğinizi    çok   merak    ediyorum.

Sayın    Başkanım   Allah   sizden    razı   olsun.   Bu yazdıklarım Türkiye’nin ve  #eyt#  nin   gerçeğidir.

 EYT   aştır,   anadır,   babadır,   yardır,   sağdır,   soldur,   doğu,   batı,   güney,   kuzeydir,   açığı-kapalısı,   her   görüşten   bir   aile… Yani    Türkiye’dir.

 Selam   olsun  Onlara   ve  hakkımızı arayanlara. Unutmayın  hak,  haklının   yanındaysa;   haklı  daima  kazanacaktır...

selam ve saygılarımla…

Kıdemli EYT’li  Mehmet  Özdemir”

Son Güncelleme: 25.12.2018 02:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.